Anasayfa Yazılarım Sınırlarımızı Zorlayanlar
Sınırlarımızı Zorlayanlar PDF Yazdır e-Posta

Bildiğiniz üzere insanlar göründüğü gibi değildir, kimileri çok daha iyi , kimileri ise göründüğünden kötüdür. Kimi dengeli insanlardan en akla sığmaz hareketleri, en ‘çatlak’ diye nitelendirdiğimiz zihinlerden en parlak ışığı görebiliriz. Bazı ilişkilerde kişilikler birleşir, sınırlar yiter, ahlak kalesi gibi görünenler en zarar veren yalanı söyler, aldatır, çalar ve  her kalbin bir köşesinde yanlızlık vardır. Kimse ak veya kara değildir, bir hayatta kalma mücadelesidir insanlık.

 

Bu anlatacağım tip insan da bu hayat mücadelesi veren kişilerden herhangi biri ve özelliği ise bize kendimizi ona suçlu veya borçlu hissettirmek, çok verici gözükürken bizden en değerli varlığımız olan benliğimizi çalmak.

 

Bu insanların aniden gösterdikleri yakınlık ve fedakarlık sizi şaşırtır, hayranlık ve övgü dolu sözleri egonuzu okşar. Hatta zaman zaman bu fazla iyilikten kuşkulanırsınız fakat akabinde kendinizden utanırsınız, bu kuşkuculuğunuzu kendi kötü niyetinize yorarsınız. İlgileri ve iltifatları size “ben gerçekten bu kadar özel miyim?” sorusunu düşündürmek yerine, bunu çoktan hakketiğinize karar kıldırtır.

 

Tabi normal olarak ta bu kadar ilgi ve fedakalık karşısında borçlu hissedersiniz, ne yapsam da bunların altında kalmasam derken aklınıza “ben bu iyilikleri istememiştim ki!” demek pek düşmez. Hatta zamanla bu ihtimam sizde alışkanlık yapar ve artık o kişiyi hep yakınınızda tutmak istersiniz, zaten onun da sizden ayrılmaya veya uzak durmaya pek niyeti yoktur.

 

Merak etmeyin bütün bu ilgi ve fedakarlığın karşılığı çok geçmeden istenir ancak bu istenenin ardında ruhunuz olduğu hemen anlaşılmaz. Bu kişi her konuda sizden tam sadakat ve liyakat beklemektedir, ve her ne istiyorsa hayır demek giderek zorlaşır.

 Bu tip insanlarla karşılaşmadıysanız ya şanslısınız, ya egonuz ilgiye ve sevgiye pek aç değil ya da insanlara gerekli mesafeyi koymayı iyi bilenlerdensiniz.  

Bana sorarsanız bu tip insanlardan etrafça yeterince var, sizin de şansınız bir gün zorlanabilir. O yüzden biraz bilinçli olmakta fayda var.

 

Bu anlattığım özellikler her ne kadar terkedilme korkusu ile çılgınlaşan borderline kişilik bozukluğu tehşisi için yeterli olmasa da borderline ile ‘normal’ arasında gidip gelen bir gri yerdedirler.

 

Kendilerine adeta bütün dünya borçludur, çünkü onlar çok çekmiştir, çok fedakardır, çok sevmiştir, çok vermiştir.. vs. Gün gelir istediklerini yapmazsanız birden karşınızda 180 derece farklı, oldukça agresif bir insan bulabilirsiniz. Ne zaman ben elimi verdim, kolum kayboldu, neden bunları yapmaya kendimi zorunlu hissediyorum sorusunun cevabını bulmak için ise belki de geç kalınır.

 

Bu kişilerin fikirleri, yapmak istedikleri, hedefleri, değerleri, arkadaşları birden değişebilir. Her ne kadar bir borderline gibi tam mezun olacakken okulu bırakmak, terapi sonuç vermeye başlarken en baştaki alemetlere geri dönmek, kariyerlerinin tam meyvesini toplayacakken işten ayrılmak gibi ekstrem özellikler göstermeseler de madde veya alkol bağımlılığı, aşırı harcama, sağlıksız yaşam sürmek gibi kendilerine zarar veren hareketleri sıklıkla gözlemleyebilirsiniz. Bütün bunlar arasında sizi ilgilendiren ise kendilerini aşağı çekerken sizi de yanlarında götürecek olmalarıdır.

 

Daha ilk zamanlardan yaptıkları bazı hareketlerin ve davranışların sizin kafanızda belli belirsiz soru isareti yaratmasına rağmen onlara göre bunların hepsinin birer mantıklı açıklaması vardır. Laf oyunlarının ustasıdırlar, gelişmiş zekaları ile olayları kendi istekleri doğrultusunda iyi yontarlar. Arkadaşlıkları ve sevgileri ya hep, ya hiç kuralına dayanır. Yanlız kalmaya dayanamazlar, ayrılık ve terk edilmek ise en çok korktuklarıdır. Red edilmek veya isteklerinin gerçekleşmemesi durumunda yanlarında olmak hayati tehlike bile arzedebilir. Sizi nasıl göklere çıkardılarsa, aynı hızla yere de çarpabilirler.

 

Evet belki kendi içimizde bile bir borderline yan var ama önemli olan bunun derecesidir. Kendimize veya karşıya zarar verip, vermiyor olmasıdır. Karşınızdaki kişi bu özelliklerin hepsini göstermeyebilir fakat davranışları içinizde bir acaba doğuruyorsa, sınırsızlıkları, sizin sınırlarınızı zorluyorsa, bundan kuşkulandığınız için kendinizi suçlamayın. Etrafınızda olan bitene ve yaşadıklarınıza bir kuşku payı verin. Çünkü bu tür ilişkilere el verince, bütün benliğinizi kaybetme riski vardır.

 

Unutmayın biri sizi kendinizden uzaklaştırıyorsa size en kötüyü yapan da o dur.