|
Hazırlık:
Rüya analizinin ilk basamağı bir rüya günlüğü tutmaktır.
Bu konu ile ilgili bütün önyargılarımızı veya önceki bilgilerimizi bir tarafa koyarak, yeni bir sayfa ile günlüğümüze başlamalıyız.
Eğer bir rüya günlüğünüz yoksa ilk önce bir tane edinmelisiniz. Kimilerine bilgisayarda yazmak kolay geliyor, kimileri deftere yazmayı veya ses kaydı yapamayı tercih ediyor.
Hatırlama:
Rüyamızı yataktan kalkmadan hatırlamaya çalışmalıyız, tercihan yine yataktan kalkmadan yazmalıyız. Eğer bu mümkün değilse yataktan kalkmadan kafamızda ne gördüğümüzü ve gördüklerimizin bize ne hissettirdiğini düşünmeliyiz.
Unutmamamız gereken önemli bir nokta rüyalarımızdaki her ögenin, her duygunun, her kokunun, rengin, sesin irdelenmesi gerektiğidir. Rüya karanlıkta mı, siste mi, aydınlıkta mı, binanın içinde mi, açık havada mı geçiyor- bunların hepsi önemlidir. Bir detayın atlanması okuduğunuz kitaptan bölümlerin atlanması gibidir, onlarsız bütün hikaye ortaya çıkmaz. Bütün bu detaylar kafamızdan en az bir kere geçirilmelidir.
Yazma:
Rüyalarımızı yazarken bir başlık koymamız o anki ana temayı ne olarak gördüğümüzü hatırlamak açısından faydalıdır.
Eğer deftere yazıyorsak, sayfanın sağını, rüya şekilleri çizmek, rüyayı resmetmek veya ileride not almak için boş bırakmalıyız.
Rüyayı yazarken hislerimizi, spesifik figurleri ve görüntüleri de kaydetmeliyiz. Rüyadaki kişilerin cinsiyetleri ve yaşlarıda not edilmelidir.
Hiç bir rüya sembolü sansür edilmelidir, utanılan veya şok edici detaylar atlanmamalıdır.
Yorumlama:
Hayatı taktığımız çeşitli gözlüklerin arkasından gördüklerimize dayanarak algılarız. Bu gözlüklerin camları sosyal, ailevi, dini, politik, popüler etkiler ile renk değiştirir. Fakat rüyaların bu tip gözlüklerden, gömleklerden, otoritelerden ve şartlanmalardan uzak bize doğal olan kimliğimizi, kendine has ve tek olan benliğimizi gösterme potansiyeli vardır.
Rüyalarımızı anlamak için psikolog yada semboller üzerine eğitim almış olmamız gerekmiyor. Rüyalarımızdaki semboller bize, bizim için ne anlama geldiklerini söyleyecektir.
İlk Önce rüyalar hakkında 9 temel bilgiyi gözden geçirelim. - Amaç -Her rüyanın bir amacı ve anlatmak istediği vardır. Rüyalar bize hayatımızı değiştirmemiz gerektiğini söylediği gibi sosyal düzeninde yanlışlarına müdahale eder.
- Ayıklama -Rüyada gördüğümüz bir çok sembol dış dünyadan, yaşadıklarımızdan ve popüler fikirlerden etkilenir. Psikolojik olarak yaşanmamış hayatlar, dış ögelere (spor araba, rüya tatil, muhteşem ev gibi) veya diğer insanlara (özellikle popüler kişilere) yansıtılır. Giderek bu objeleri tutku ile isteriz veya popüler insanlara daha çok hayran oluruz, özeniriz, bilinçaltımız bu konudan bize haber vermektedir. Bunları ayıklamalıyız.
- Koruma -Rüyalar atacağımız adımların sonuçlarını önceden bize gösterebilir, özellikle bu adım kendi benliğimiz ile ters düşüyorsa.
- Yeni Bilgi -Rüyalar bize önceden bildiğimiz bir şeyi tekrar göstermekle vakit aybetmez, eski bilgi zannettiğimiz rüyalarda bile kaçırdığımız bir konu vardır.
- Doğa -Rüyalar doğanın bir parçasıdır ve bizi kendi doğamızla buluşturur.
- Zaman -Rüyalar şimdiki hayatımızla yada olmak üzere olan gelecekle ilgilidir.
- Sembol -Rüyaların dili semboliktir. Bire bir yada direk bilgi vermez. Örneğin bir tanıdığımızın kanser olduğunu rüyamızda gördüğümüzde onun veya kendimizin kanser olacağını düşünmek yerine kanserin temsil ettiği metaforları düşünmek gerekir. Neyi kontrol etmeye çalışıyoruz, ne içimizi yiyor ?
- Sinerji -Hiçbir zaman uyanık hayatımızda birleştiremeyeceğimiz bilgiler rüyalarımızda birleşip, yeni ve olağanüstü bilgiler doğurur.
- Çelişki -Rüyalar duvarlarımızı yıkarak, limitlerimizi zorlar ve dolayısıyla egomuz ile çelişir. Jung’a göre rüya yanlış yapan uyanık bilincimizin telafisidir. Egosentrik düzeyde insanlar inanmak istedikleri şeylere inanıp rüyalarını kontrol etmeye çalışır. Rüya sembollerini kendilerini yüceltmek için yorumlayıp, bazı simgeleri ise bastırırlar. Amacımız egoyu yüceltmek değil benliğe ulaşmak olduğu için “Kim ve ne rüyallarımı kontrol etmek isteyebilir” diye kendimize sormalıyız. Alçak gönüllülük bize tahmin edemeyeceğimiz kadar kapı açar ve problemlerimizi çözmemize yardımcı olur aynı zamanda yanlış yaptıklarımızın, yanlış hedeflerimizi farketmenin acısını azaltır.
Rüyayı analiz ederken aşağıdaki ögeleri göz önünde bulundurmalıyız.
İlk gözlem- Rüya nerede, ne zaman, nasıl bir ortamda geçiyor. Rüyadakilerin yaşları, kılık kıyafetleri, havanın durumu, acık-kapalı alan olmasının, renklerin, hisslerin, seslerin kısaca herşeyin önemi vardır.
Sembollerin Soruşturulması- Rüyadaki sembollerin yerine geçerek ben neyim/ne işe yarıyorum/amacım ne/örn-kaplan olarak hayatım nasıl, bu evin içindeki rolüm ne, uçak olarak görevim ne- sorularını sormalıyız. Gördüğünüz resmi başka dünyadan gelmiş birine nasıl anlatırsınız örn-kaplan sıcak kanlı, dört ayaklı,vahşi,et yiyen,güçlü, öldürücü, çok güzel vb. öyle detaylandırmalıyız.
Sembollerle ve Rüyada Gördüklerinizin Bağı- kendinize uyanık hayatınızdaki hangi durumun, kişilerin, tecrübelerin veya kendi özelliğinizin bu rüyada sizi rahatsız/mutlu hissettirdi ve uyanık hayatınızda hangi durum sizi aynı şekilde rahatsız/mutlu ediyor olabilir. Bu birleştirmeyi yaparken seçtiğiniz kelimelere dikkat etmelisiniz. (Örn. kendinizi 12 yaşında gördünüz ve saf, heyecanlı ve mutlu hissediyorsunuz. Uyanık hayatınızda bu özelliklerden hangilerini bu yaşınızda kendinizde eksik hissediyorsunuz). Bir sembolün hatırlattıklarının serbest olarak kafanızda dağılıp düşüncelerimizin alakasız yerlere gitmesine izin vermemeliyiz.
Rüyamızı anlamakta zorluk çekiyorsak, üzerinde dışarıda dolaşırken, doğada yürürken düşünmeliyiz. Böylece rüya objelerinin bizle doğal ortamda iletişime geçmesine izin vermiş oluruz.
Uyanık hayatımızda rüyalarınız üzerinde düşündükçe, özellikle rüya analizini geliştirdikçe rüyaların verdiği mesaji daha net anlamaya başlarız.
|