Anasayfa
Örnek Analiz PDF Yazdır e-Posta

İsim: XXX

Doğum Tarihi: XX/YY/ZZZZ

Doğum Yeri ve Saati: XXX, XXX 16:25

Cinsiyet: Erkek


DOĞUM HARİTASI ANALİZİ

Internet http://www.pelinhattatoglu.com, E- posta: Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Copyright @ 2005 Pelin Hattatoğlu


Sevgili XXX,

Bu rapor bir bilgisayar çıktısı değil daha cok size yazdığım bir mektuptur. Benim görevim bu rapor aracılığı ile kendi cevaplarınızı kendinizin bulmasına yardım etmektir.

Benliğinize giden yolda yardımcı olaması dileği ile.

Sevgiler,

Pelin Hattatoğlu


PSİKOLOJİK TİPİNİZ

Doğum haritanızda size ait belirlenmiş kaderi kendi kişiliğiniz çerçevesinde yaşıyorsunuz. Başınıza gelen olaylara psikolojik tipinize göre cevap veriyorsunuz. Psikolojik tip sabit degildir ve hayatınız boyunca gelişir ve değişir, tüm benliğimiz veya ruhumuz dengeye ve bütünlüğe erişmek için çalışır. Biz bunun farkına varmaz isek hayat bizi bu dengeye getirmek için uğraşacaktır. Aşağıda psikolojik tipinizin ana hatlarını bulacaksınız, kuvvetli olan taraflarınız ile eksik yönünüzü anlamak, benliğe ulaşma süreci ile işbirliği yapmanıza yarayacaktır.

Kuvvetli yönler (Baskın Psikolojik Fonksiyon):


İç güdüleriniz çok kuvvetli. Alakalı gözükmeyen olayları birleştirip her durumun altında yatanı görebilme yeteneğiniz var. Bir olayın altındaki önemli faktörleri bir şekilde 6. his olarak anında kavrıyorsunuz ve genelde de bunların cok doğru çıkması bilimsel yöntemlerle ispatlanacak bir şey değil.

Hayatı yorumlayışınızda bir canlılık ve bir renk var, bütün yaşadıklarınızı çok değerli dersler olarak görüyorsunuz. Kötü günler sizi gerektiğinden fazla üzemez, çünkü diğer bir fırsatın kapının eşiğinde sizi beklediğini biliyorsunuz.

Diğer yandan dünyanın en romantik insanlarından biri sayılabilirsiniz. Kuvvetli hayal gücünüz sıradan bir olaya anlam kazandırabiliyor, yaşadığınız her olayda bir amaç ve potansiyel arıyorsunuz. En güçlü yönünüz yaratıcı olmanız bu sayede herkese net görünmeyen potasiyelleri farkediyorsunuz. Anlayışlı yapınız ve düşünceliliğiniz sizi diğer insanlara hep yakın tutuyor. Yaratıcı içgüdüleriniz ve görüşleriniz en sonunda ikili ilişkilerinizi çok geliştirecektir

Genelin cesaret bile edemediği işlerden maddi ve manevi kazanç elde etme potansiyeliniz var. Sadece güvenlik hissi için yapılmış, gelecek potansiyeli olmayan işler sizin için ölüm ile eş anlamlı. Tam bir işten meyve alacağınız vakit onu daha ilgi çekici ve ruhunuzu besleyici bir başka iş uğruna bırakabilirsiniz.

Müzik, resim, dans ve tiyotro gibi sanatların herhangi birinsinde basarılı olma kapasiteniz çok yüksek. Karakteriniz ve mimikleriniz sayesinde çok özel yeteneklere sahipsiniz. Zekanız, ince zevkiniz ve geniş görüş açınıza rağmen esasında sade bir kişiliğe sahipsiniz. Evinizde ve doğanın güzellikleri ile geçirilen vakitten hoşlanıyorsunuz. Çevrenizdeki insanları enerjiniz ve işinize olan yoğun ilginiz ile yoruyor olabilirsiniz fakat hala etrafınızca beğeniliyorsunuz.

Aslan yükselen insana bir asalet, regalite getiriyor. Hayatında aldığın bir çok kararda gurur, güç isteği veya kontrol, cesaretini diğerlerine inandırma gibi özellikler etkili olur. Bu yükselen açık sözlü, cömert, uyumlu bir özellik getirir. Bu yükselenin hayatındaki virajlar keskindir, şans faktörü rol oynar (bana yazdıklarınızda bunu gösteriyor).

Zayıf Yönler (Zayıf Psikolojik Fonksiyon) :

Vizyonunuzu sevdiklerinizin veya sizden yardım isteyenlerin problemlerini çözmede kullanabilirsiniz çünkü en büyük sorunlarınızdan biri bu yeteneklerinizi sadece materyal dünyada kullanmanızdır. Bu herhangi bir durumun potansiyelini görme kabiliyetini ve inanılmaz içgüdünüzü, hassaslığınızı ve şevkatıniz ile birleştirip diğerlerinin problemlerini çözmek için kullanırsanız bu doğa üstü kabiliyete insani boyut getirirsiniz. Daha derin ve anlamlı dersler hayatın bu dilemalarını çözerken karşınıza çıkacaktır.

 Öteyandan, gelecekte yaşama alışkanlığı geliştirmişsiniz, hep bir diğer proje ve bir sonraki iş peşindesiniz. Sizin karakteriniz hiç bir zaman durağan olmayacak, şu an ne başarmışsanız onu geçici görüp, bir diğer iş için basamak yapıyorsunuz, hep daha iyisi, daha büyüğü ve daha tamin edici olanı arıyorsunuz. Bu büyük bir potansiyel olabileceği gibi bir hastalıkta sayılır.

Aslan yükselen aynı zamanda genel olarak fiziksel dayanıklılık getirir, ayrıca 6. evindeki Jüpiter'de bu konuda size şans veriyor fakat yine de sağlığınıza özeni eksik etmemelisiniz alerji ve küçük enfeksiyonlara dikkat! Çok gerekli olmadıkça ilaç kullanmamalısınız, çok kalorili, hamur işi yiyeceklere çok hoş görülü bakmamalısnız, dinlenmek sizin için önemli, uyku saatlerini uzun tutmaya çalışmalısınız. Vücudunuzu ihmal ediyorsunuz yada onu çok zora koşuyorsunuz. Dinlemeyi veya sağlıklı şekilde yemek yemeği unutuyorsunuz. Aslında kuvvetli ve enerjik bir yapıya sahipsiniz ve genelde saglık problemi potansiyeliniz olmamasına rağmen bu yönünüz yüzünden vücudunuzun ters tepki verme ihtimali yüksek. Kendi vücudunuza ilgi göstermediğiniz zaman hasta olduğunuzu farketmiş olmanız lazım. Ancak bunun çözümü hipokondrıyak olmak veya vücudunuzu zor diyet ve egzersizler ile cezalandırmak değildir çünkü bunlar aşırılığı diğer bir aşırılık ile çözmek demektir ve çok zararlıdır.

Hayatın yaratıcı ve içgüdüsel yönüne verdiğiniz ağırlık, dünyanın getirdiği limitleri unutmanıza sebep oluyor. Günlük realiteleri, görev ve sorumluklarınızı unutuyorsunuz çünkü bunlar o çok önem verdiğiniz vizyonu öldürüyor. Rutin işin verdiği sıkıcılığa tahammül edemiyorsunuz çünkü içinizden ve belki gizlice kendinizi daha özel ve parıltılı işlere layık görüyorsunuz. Aynı zamanda sadece bir işe yönelmek yerine geleceğin potansiyellerini bir çok yönden ele almaya çalışıyorsunuz bu da sizi “her tarakta bezi var fakat kalıcı bir sonuç yok” tipi bir insan yapıyor. Bu “bir gün büyüyeceğim” sendromu gençliğinizde kabul edilebilir fakat yıllar geçtikçe kabul edilmesi güç bir yöndür.

Devamlı tamir gerektiren mekanik araçları sevmiyorsunuz. Araba tamiri yada ev hesaplarını tutma gibi rutin işler sinirinizi oldukca bozuyor olmalı. Ama hayatın bu yönünü devamlı ihmal ederseniz her zaman arkanızı toparlayacak insanlar bulamayabilir ve kendinizi içinden çıkılmaz kargaşanın içinde bulabilirsiniz.

Çok empatik ve idealist olamanız etrafınız ile sınırları çizmenizi zorlaştırıyor olabilir ve başkalarının problemlerini sahiplenebilirsiniz. Bu hassas olmanızın yanısıra limitleri belirleyememe problemidir. Romatik doğanız ilişkilerde diğer insanında hataları olabileceğini kabul etmiyor, karşı tarafa inanmak istediğiniz fantazi bir imaj veriyorsunuz ve onun gercek yüzü ile yüzleşmeyi red ediyorsunuz. Daha objektif bir görüş açısına ihtiyacınız var. Ayrıca herkesin sizin kadar 6. hissi kuvvetli olmayabilir bu yüzden insanların sizi telepati ile anlamasını beklemek yerine daha açık olmanız gerekiyor

Eninde sonunda fiziksel/sensuel dünya ile daha iyi geçinmek için çabalamalısınız. Bu çaba sizin bastırılmış yada önemsenmemiş fiziksel yönünüze iyi gelecektir. Gelişmiş içgüdünüz hayatın pratik yönleri içinde kullanılabilir. Doğaya ve güzelliğe güzel tepkiler veriyorsunuz yeterki onları önemsiz olarak görmeyin. Vücudunuz ile barışık olmamanız sizi seksüel konularda utangaç veya korkak yapıyor. Birazda kendinizi içgüdülerinizi yaşamaya bırakırsanız daha mutlu olacaksınız. Fiziksel yönü önemsememek ailenizden kalma bir alışkanlık da olabilir. Herzaman romantik olmayan bu dünyada eğer sıradan bir ölümlü gibi yaşamayı öğrenirseniz ödüllerini alacaksınız.

GÖLGENİZ ( KABULLENMEDİĞİNİZ YÖNLER )


Kendi içinizde bildiğiniz kişilik haricinde kabul etmediğiniz veya aşağı görüp bastırdığınız ve analitik psikolojide gölge diye adlandırılan bir yönünüz de vardır. Bunlar aslında bizi diğerlerinden ayıran ve bildiğimiz kişilikle zaman zaman çatışma içinde, zaman zaman da destekleyici rol üstlenen yöndür. Asağıda anlatılanlar aynı zamanda gün ışığında ve gölgede olan yönlerinizin ilişkisidir.

Bağımsız, başkalarının fikirlerine önem vermeyen yönünüzün altında diğerlerinin fikirlerine çok önem veren bir kişilik var:

Kimse size ne yapmanız gerektiğini söyleyemez. Sık sık toplum görüş ve değerleri ile sürtüşme içine giriyorsunuz çünkü kurallar ile bağımsızlığınıza gölge düşmemeli. Kendi kurallarınızı koyup, onlarla yaşamak istiyorsunuz dolayısı ile gelenekler, otorite figürleri ve kurumlar ile aranız hiç iyi değil. Genel normlara uymasa bile en çok kendi olarak yaşayabilmenin önemini herkese anlatmaya çalışıyorsunuz. Bazı insanlar sizi düşüncesiz ve kendini beğenmiş bulabilir, fakat bu insanlar zaten sizin düşüncelerine saygı duyacağınız kişiler değil.

Canlı bir kişiliginiz var ve diğer insanları etkiliyor ve onlarla beraber olmaktan çok hoşlanıyorsunuz ancak inançlarınız ve özgürlüğünüzden baskalarını hatta en sevdiklerinizi memnun etmek için bile fedakarlık etmiyorsunuz. Zaman size ödün vermemenin cezasını henüz gostermemiş ve bu da size vizyonunuzun ve kurallarınızın doğru olduğu yargısını vermiş. Geleneksel insanlar size güvenmese de, belki insanların ne düşündüğüne önem vermemeniz yüzünden, orjinal fikirlerinize saygı duymak zorunda kalıyorlar.

Kendi vizyonunuza böylesine bağımlılığınızın yarattığı gölge ise başkalarının sizin hakkınızda ne düşündüğüne verdiğiniz önemdir. Bu gölge figüru, bağımlı, kendine ait kişiliği olmayan bir karakter çizer ve bilincinize devamlı birilerinden tastik ihtiyacı ile çıkar. Bu diğer görüş bir yadırganma bile olsa hoşunuza gider çünkü en tahammül edemediğiniz umursanmamaktır. Aslında içinizde bukalemun misali çevresine uyan bir yön var, dışarıdan görüldüğü kadar bağımsız değilsiniz. Bu gizli bağımlılık, bir şekilde yaratıcılığınızı körüklüyor ve başkalarının farketmesini istediğiniz daha orjinal bir karaktere doğru çekiyor. İçinizdeki bir ses sadece takdir beklemiyor aynı zamanda insanları memnun etmek istiyor. Baskalarının fikirlerini umursamıyor görünsenizde, takdir edilip, onaylanacağını düşündüğünüz yönde ilerliyorsunuz.

Ne kadar kabullenmek istemesinizde iş konularında diğer insanların görüşlerine ve yardımına fazlası ile bağımlısınız. Bu etrafınızın kısıtları ve limitleri ile baş etme sorununuzu daha da derinleştiriyor. Bazı durumlarda tek başına mücadele mecburiyeti ile karşılaşabilirsiniz.

Diğerlerinin hislerini bunu yaptığınızı farketmeden benimsiyorsunuz. Başkalarının baş ağrısını veya depresyonunu farketmeden alabilirsiniz. Bu yönden gölgeniz nerede ise bir medyum gibi, birçok orjinal fikrinizin arkasında kollektif bilinç dışı var. Bu aslında gerçekten muthiş bir özellik, çünkü yaratıcılığınız kendinizden daha büyük kaynaklardan enerjisini alıyor. Çevrenizdeki dunyanın özlemlerini yansıtıyorsunuz. Bu vizyonunuzun evrensel olması demektir sadece size özgün olarak şekilleniyor. Başkalarına ihtiyaç klasik sosyalleşme ve ait olma ihtiyacından kolektif bilinçdışı ile derin bağa kadar değisebilir.

Sadece diğerlerinin arkadaşlığından ve yakınlığından yararlanın, herhangi bir yöne yönelmeniz gerekmiyor. Eğer bu sıradan, diğerlerine bağımlı olan yönünüz ile ilişki kurarsanız birey olamanın anlamının gölgeniz ile beraber bir bütün olmaktan geçtiğini anlayacaksınız

Sıradışılığınızın altında yatan sıradanlık:

Daha öncede belirttiğim üzere değişik olmanızı çok beğeniyorsunuz, hayatını koyun gibi yaşayanlara çok kızıyorsunuz, özellikle hayatını medya ve reklamlarla dikte edilmiş şekilde yaşayanlara. Kendi kendinize olmak için dış dünyada olacak ufak tefek fedakalıkları göze alıyorsunuz ve uyacaksa dünya bana uysun tavrınız var ve şaşırtıcı şekilde etrafınız size uyuyor, siz onlara degil. Çünkü çevrenizi kaldıramayacağı durumlara sürüklemeyecek kadar akıllısınız. Aileniz ve çevreniz tarafından anormal veya egzantrik lakabı almamış olmanız çok şaşırtıcı olur.

Genelde gölgelerimizi başkalarına yansıtırız ve bu zayıf ve kabullenmediğimiz yönleri ayıplama veya onlardan hosnut olmama şeklinde dile getiririz. Aynı zamanda farkında olmadan bu özelliğe sahip insanlardan tuhaf bir şekilde etkileniriz, bu hiç dramatik, orjinal yada sizin için kayda deger hic bir özelliği olmayan insan size nasıl bu kadar çekici geliyor hic düşündünüz mü?

Zihninizdeki herşey iki kutuba sahiptir. Her nekadar bağımsız ve orjinal olmak sizin için önemli olsa da , zıtlıkları kabul etmeden olayların bütününü göremezsiniz. Orjinal fikirleriniz ile birlikte, içinizdeki herkes gibi olan sıradanlığınızı anlamalısınız. Bunu kabul edip daha az savunma pozisyonuna geçerseniz, enerjinizi kızgın ve agresif olmaya değil, yaratıcı olmaya yönlendirirsiniz.

Devamlı ilerleme isteği altında yatan tatminsizlik:

 Hayattaki hiçbirşey sizin için çok heyecanlı, çok ilginç veya çok muhteşem değil. Hayatın bazen acımasız olduğunu biliyorsunuz, isteğinizi elde etmek için cesaret ve çabaya ihtiyaç olduğunun farkındasınız.

Zamanla duygularınızın törpülenmesine rağmen devamlı koşulların daha iyiye gitmesini isteyen bir yönünüz var. Bir şey elde eder etmez, hemen bir sonrasını ve daha iyisini düşünüyorsunuz. Bu durum elindekileriniz ile mutlu olup, kazandıklarınızı harcamaya vakit vermiyor. Devamlı içinizdeki potensiyelleri düsünyorsunuz, bu size verilmiş bir hediye olacağı gibi aynı zamanda bir hastalık. Bu durum tatminsizlik ve belirsizlik yaratıyor, devamlı kendinizin ve insanların daha iyisini yapabileceğini düşünüyorsunuz. Çoğumuzun hayali olan sakin güvenli bir ortam size bir şey ifade etmiyor. Hayatınızda birden çok sırf yenilik için tamamen kariyerinizi ve hayatınızı değiştirip, yeniden başlayacaksınız.

Yıldız olma psikolojisi:


 Kendi vizyonunuza o kadar güveniyorsunuz ki sadece kendinizi herkesten farklı görmüyorsunuz aynı zamanda diğerlerine de ilham veren bir insan olarak bu dünyaya özel katkılarınız olacağını düşünüyorsunuz. Bu “yıldız” olma psikolojisidir. İster aktör olun, ister politikacı veya ressam yada herhangi bir konuda ileriyi görme yetisine sahip her insanda olan bu duygu diğerlerinin örnek alacağı bir kişilik sergileme isteği getiriyor.

Ünlü bir insan olmayabilirsiniz fakat kendi çevrenizde diğer insanların hayatlarını etkilemede çok önemli biri olmalısınız. Bu size güç veriyor, çünkü siz kendinize has bir kişiliksiniz. Eninde sonunda hayat sizi bu toplumdan ayrı olmaya özendiren içsel nedenleri su yuzüne çıkartıp zorlayacak.

Eğer hayat bir tiyatro ise, herkes oyuncu yalnız siz baş aktörsünüz. Bu oyunda kahraman rolünü oynamak istiyorsunuz. Bu baş aktör görüntüzünüzün altında daha mütevazi ve sıradan bir gölge kişilik var. Bu kişilik başkalarının onayında ve sevgisine bağımlı.

Herkes herzaman orjinal ve bireysel olamaz fakat çok cesur bir kişilik olduğunuz kabul etmeliyim. Aslında farkında olmadığınız veya bastırdığınız içinizdeki önyargılı ve saldırgan olmayan kişilik, sizin bu yaptığınız cesur haraketlerin hiç birini yapamaz ve dışlanmayı hiç kaldıramaz.

Tahmin edemeyeceğiniz kadar hem sıradışısınız hem de sıradansızız. İyi, sıkıcı, mütevazi gölgeniz sizin insaniyet ile bağınızı sağlıyor ve yalnızlık, boşluk ve izalasyon hissinize ilaç oluyor. Ayrıca mistik ve ruhani kavramlara ilgilisiniz ve daha büyük bir olguya hizmet verme hissiniz de çok yüksek. Günlük yaşamda yapılan işleri sadece bir görüntü olarak kabul ederseniz bu gölgeniz bir hediyedir. Gölgeniz sizi daha büyük bir olguya hizmet ediyor hissini sağlıyor. Sizin sıradan yönünüzü temsil eden gölgeniz, aslında en büyük kuvvetinizdir.

Zengin hayal gücü, zeka ve kendine güvenin altındaki kendine güvensizlik ve takip eden yalnızlık:

 Zengin hayalgücünüzü yönlendireceğiniz bir alana ihtiyacınız var. Bu bir sanat alanı, bir şirket yada renkli bir hayat stili olabilir. Sadece yaratıcılığınızı bu sizi üzen sıradan dünyaya yönelterek sizi tatmin edici uğraşlarda bulunacaksiniz.Yaptınız meslek sanat olarak adlandırılmasada sizin yaratıcı olmanıza engel değildir. Görülmek ve beğenilmek istersiniz buna disiplin ve sabır özelliklerinide eklerseniz çok başarılı bir işadamı olabilirsiniz.

Diğer yandan, büyük bir ihtimal ile erken çocukluk deneyimleriniz kendinize güveninizin gelişmesini biraz zedelemis. Dolayısı ile kendinize özel bir karakter yaratarak dışarıda sizi anlayıp yeterince değer vermeyen dış dünyaya karşı kendinize özel bir iç dünya yaratmışsınız. Kendinizi olduğu gibi kabul etmemenin ardında aslında yalnızlık hissi ve kompleksler yatıyor, çevrenizin klasik beklentileri sizi yaralamış dolayısı ile çevrenizi dost olarak görmüyorsunuz.

Rededilmek veya eleştrilimek tahminizden fazla etkiliyor fakat diğerlerini provoke edecek bir yapınız var, sıkıcı ve durağan insanları ve ortamları sevmiyorsunuz. İlk provoke heyacanından sonra kendinizi yalnız ve mutsuz hissediyorsunuz çünkü tahmin ettiğinizden daha fazla duygusal sıcaklığa ihtiyacınız var.

O yüzden farkında olamdan devamlı yalnız, dışlanmış hissediyor olabilirsiniz çünkü gölgenizin bu yönünü ifade etmek sizin için çok zor.

Bu direk ve doğal olan yönünüzün gizli boyutu kişiliğinizin dışarıya yansıtığınızdan çok hassas ve romantik olmasıdır.

Sizde boş konuşma yok, direk, açık ve dürüstsünüz, sosyal maskelerin arkasına saklanmıyorsunuz. Takiyeye tahammülünüz yok, istediğinizi direk olarak söyleme özgürlüğünüz var. İnsanların içgüdüsel olarak güvendikleri bir kişiliksiniz, çünkü sizde yanlış bir şey yok, dükkanda ne varsa vitrine de onu koyarsınız.

Bunun gölgesi ise diğerlerinin gözünde kültürlü, entellektüel, gidilmesi gereken yerlere giden, okunması gereken kitapları okuyan, seyredilmesi gereken filmleri seyreden, modanın ve stilin cilası ile tamamlanmış sofistike bir insan olmak istiyor. Şimdiki bilinç düzeyinizdeki hayatınıza bütün bunları boş ve yanlış görerek bu gölgenizin istekleri ile entegre etmek çok zor. Bu estetik olarak sofistike olan dünya sizin için gerçekten ne demek olduğunu anlarsanız sizin için önemli değerler için yaşamaya başlarsınız, böylece kendinizi zaman zaman olduğunuz gibi sakar ve kaba da hissetmezsiniz.

AİLE ORTAMI

Aile yaşayan bir organizmadır ve tüm aile bireyleri generasyonlar boyu aktarılan belli özellikler taşır. Ailenin psikolojik dinamikleri çocukluğumuzdaki duygusal atmosferi oluşturur ve bu yetişkin hayatımızda çok önemli bir faktördür. Astroloji bize genlerden gelen fiziksel özellikten haber veremez fakat genellikle bilinç dışımızda olan bu psikolojik mirastan bahseder. Ebeveyleriniz ve diğer yakın aile bireylerini bir tema veya davranış biçimi olarak doğum haritanızda belirgindir ve sizin zihninize yaptığı etkileri açık olarak görülür. Aile mirasınız ve kendi doğanız arasındaki farkı bilincinize getirdiğiniz zaman özgür iradenizle daha sağlıklı seçimler yapabilirsiniz.

Aile Bağları:


Çocukken ailenize yakın olmak ve kendiniz olmak arasında ciddi bir çelişki yaşamış olabilirsiniz ve ikincisini seçtiğiniz için içinizdeki bir yön hala aile bağlarını özlüyor. Ailelerine bağlı insanları çok fazla eleştirmemeye çalışın çünkü içinizdeki bir yön onları büyük ihtimal ile kıskanıyor, içinizdeki bu ihtiyacı daha açık ve dürüst bir şekilde ifade etmeye çalışın.

Baba (yada hayatınızda baba rolünü üstlenmis kişi) sadece gerçek bir kişilik değil aynı zamanda hayat boyu görüş açınızı da etkileyen bir semboldür. Doğum haritasında çizilen baba imaji bize üç şey anlatır.

  1. Baba ile yaşadığınız hayatın en belirgin özellikleri
  2. Zihninizdeki erkil sembol: Babanız hayatınızdaki karşılaştığınız ilk erkek olduğu için, içinizdeki erkil yönun şekillenişi (kadınlarda anima) ve diğer erkekler ile ilişkilerinizi bu baba imaji şekillendirir.
  3. Baba olma özellikleri: Hayatınızı nasıl düzenliyorsunuz, hedeflerinizi nasıl belirleyip ve gerçekleştiriyorsunuz. İsteklerinizi nasıl dile getiriyorsunuz, ahlaki değer ve yargıları nasıl belirliyorsunuz ve erkeklerde- kendi çocuklarınıza nasıl babalık yapıyorsunuz.

Babadan alınamayan destek:

Babanızın yıldız haritasındaki pozisyonu biraz karışık, o sizin hayatınızda destekleyici ve sağlam bir pozisyonda gözükmüyor. Ona ulaşamamınızın nedenleri çeşitli olabilir, ya yanınızda fiziksel olarak fazla olamadı yada kişilik olarak kendine dönük, uzak, zayıf, soğuk veya mutsuzdu. Bu durum içinizde bir babaya olan özlem yada eksik olan babayı fantazi figürler ile doldurma şeklinde tezahür etmiş olabilir. Bu kendinize verdiğiniz değer konusunda kafa karısıklığı getirebilir, ergin yaşamda diğerlerinin tasdikine ihtiyacınız olabilir.

Babadan almanız gereken bir çok özelliği kendi kendinize edinmişsiniz ve nasıl baba olacağınızı kendi kendinize öğrenmişsiniz. Potansiyellerimizi kullanmak için gerekli olan azmi, yetenekleriniz ile kayda değer bir şey başarma isteğini bizler baba imajindan esinleniriz ama siz bunları kendiniz doldurmuşsunuz.

Çocukluğunuzda kuvetli bir baba figurü olmadığı için hayatınızda, bir kişi veya bir şey gökten düşüp size yapmak istediklerinizde gerekli olan gücü vermesini hayal etmişsiniz. Bu baba alternatifleri sonunda size hayal kırıklığına ugratmış çünkü bunları başarmak için kendi kaynaklarınızı kullanmanız gerekir. Bu problem ile mücadelede, sizde oturmuş olan melankoli ve hayalkırıklığını bırakmanız ve babanızı hassas ve hataları olan bir insan olarak görmeniz gerekir, onun mükemmel bir insan olmasını beklememeniz lazım.

Fiziksel veya duygusal olarak eksik olan baba ihtiyacının size verdiği aslında kendi yaşayabileceğiniz değerler bütünüdür, baba imaji sadece bu gerçeğin arkasındadır.

Babadan geçen zekaya ve akla önem verme:

Babanızdan düşünce dünyasını takdir etme özelliğini almışsınız bu da kendi zekanıza vizyon ve derinlik veriyor. Babanız sizin eğitiminiz ve zihin gelişiminize önem verip duygusal ihtiyaçlarınız ile ilgilenmemiş olabilir. Babanızdan aldığınız mesaj tersi olsada beyniniz kadar kalbinizde önemlidir. Yüksek standartlarınız ile duygusal hayatınızı dengelemelisiniz. Soğuk, mükkemelliyetçi baba imajinın kuvveti sizde pozitif ve nagatif izler bırakır.

Babanızın gölgeleri:

Babanızın gördüğünüz yumusak yönü ile ters düşen güçlü bir gölge tarafı olmalı. Bu gölge agresif ve kızgın, rekabetçi ve başkalarının istekleri için ödün vermeyen özelliklere sahip. Babanız bu özelliklerini açıkça sergilememiş, bunun nedenleri ahlaki standartları veya çatışma istememesi olabilir. Babanızın bu yönünün tamamen veya kısmen farkında değilsiniz o yüzden üzerindeki etkilerinide anlamamış olabilirsiniz. Sizde aynı onun gibi agresif ve kızgın duygulardan korkuyorsunuz ve devamlı uyumlu ve insanları memnun eder görünmek istiyorsunuz. Babanızın bu yönünü iyi anlamanız lazım çünkü aynı azimli ve kuvvetli kişilik sizde de var ve bu enerjiyi yaratıcı yöne sevketmek sizin elinizde. Doğal bir lidersiniz. Bu agressif kişilik ve arzularınızın gücü ile duygusal yönünüzü dengeye getirmeniz lazım. Eğer içinizdeki bu agresif yönü anlarsanız sahip olmak istediğiniz bir çok şeyi elde edebilirsiniz ve ailenizin generasyonlar boyu başaramadığı dengeyi bulursunuz.

Anne de baba gibi sadece bir kisi degil ayni zamanda ic dinmiklerimizi etkileyen onemli bir semboldur. Dogum haritasinda cizilen anne imaji bize uc sey anlatir.

  1. Anneniz ile yasadiginiz hayatin belirgin ozellikleri. Distari yansittigi ozelliklerin cogunu biliyor olmalisiniz fakat annenizin ifade edilmemis ic dunyasi sizin uzerinde cok etkilidir.
  2. Anne imaji icinizdeki femineni, duygusal ve icgudusel yonu anlatir ayni zamanda kadinlar ile olan iliskilerinizi sekillendirir.
  3. Icinizdeki annelik ozellikleridir – kendinize ve baskalarina bakma ve koruma, guvenlik hissi ve hayata guven, zamana ve kosullara uyum saglayabilme, icgudusel olarak ne zaman bekleyecegini ve duracagini bilebilme, hayatin getirdiklerine olgunluk ile yaklasabilme, kadinlarda-cocuklarina annelik yapma ozellikleri.

Değişken tavırlı duygusal anne:

Doğum haritanızda şekillendiği üzere anneniz ne kadar kontrollü ve rasyonel gözükse de, gerçekte çok değişken modlu bir insan. Kendisinin çocukluğunuz ve gençliğinizdeki etkisi hayli büyük. Büyük ihtimalle evinizdeki bu değişken atmosfer ile kendi duygularınız karışmış. Hissettiklerinizin onun mu yoksa kendi hissetiğiniz mi pek ayıramamışsınız.

Anneniz ile olan ilişkinizde çok pozitif yönler var, onun duygusal yoğunluğu size geçmiş, ondan aynı zamanda etrafına olan hassaslığı ve sorumlulukları almışsınız. Bu gidip gelen duygularınız daha iyi kontrol etmek istiyorsanız onun bu yönü ve sizi etkileyişi hakkında ne kadar bilinçli olursanız iyidir. Çocukken annenizin fikrinin sizce önemli olması ileriki yıllarda başkalarının fikrine ihtiyaç olarak gelişmiş. Bu çevre beklediğiniz gibi cevaplar vermezse kendinizden kuşkuya düştüğünüz olabiliyor. Kendi iç güdülerinize güvenmeyi öğrenmeniz lazım, çünkü onlar zaten çok güçlü.

Kendi duygularınız ve ihtiyaçlarınız anlamanız çok önemli. Annenizden başkalarının isteklerini ve hislerini anlayabilme özelliğini almışsınız. Anneniz aslında çok kuvvetli ve hırslı bir insan olmalı fakat yetiştiriliş tarzı onun bu erkil yönünü bastırmaya yöneltmiş. Bu yüzden içindeki kızgınlığı insanları manipule ederek ve diğerlerini eleştirerek ortaya çıkartıyor.

Annenizden rekabetçi yönünüzü ve hayatta önemli bir insan olma isteğinizi almışsınız. Fakat sadece kör hırsın sizi kendi ihtiyaçlarınızı hiçe sayan bir işkolik yapacağını unutmayın. Kendi kıskançlık ve rekabet dilemanızla yüzleşmeniz lazım, annenizin kendi asabi enerjisi ve sizin kuvvetli alanlarınıza devamlı özenmesi ve farkında olmadan size agresif davranması söz konusu olabilir. Eğer böyle sert bir davranış sözkonusu ise, başkalarının size özenmesine ve kıskanmasına ters tepki veriyor olmalısınız.

Aynı zamanda kendinizin rekabet iç güdüsü ve saldırgan tavrından da çekinmeyi öğrenmiş olmanız lazım. Kızgınlık annenizden miras aldığınız diğer bir konu, bu kızgınlığı da sağlıklı bir biçimde ifade edemiyorsunuz , tıpkı anneniz gibi…

Fakat bütün olumsuz yönlere rağmen sizdeki anne imajı çok olumlu ve enerji dolu. Onun ifade edemediği yönlerini daha çok farkettikçe kendiniz ile bağlantıyı kurup, içinizdeki kuvvetli kişiliğin daha fazla farkına varacaksınız.


İLİŞKİLER

İç dünyanız aynı zamanda aşk hayatınız ve diğer ilişkilerinizi yönlerdirdiği için aşağıdaki paragraflarda bir ilişkiden beklediklerinizi açıklamaya çalışacağım.

 Köprü görevi yapan eş

Gururunuz, yolunuzu çizmede başkaları ile dayanışmaya girmemeniz yüzünden sizin koşullarınızı kabul etmeye hazır bir insan ile beraber olamanız sizin için iyidir. Bir ilişkiye verecek çok şeyiniz var fakat karşınızdaki de sizin bilinç dışınızdaki sosyal yalnızlığı ve bir yere ait olma isteğini gidermeli. Sevdiğiniz kişi sizle diğerleri arasında köprü görevi yapabilmeli. Topluma uyma konuşunda mutlaka o sizden çok daha başarılıdır. Fakat dikkat edin böyle bir kişi sizi herhangi bir ortamda yetersiz duruma düşürebilir ve bu da sizin hiç hoşunuza gitmeyecektir. Bunun farkına varmazsanız giderek kırıcı ve sahiplenici olabilirsiniz.

Sevdiğiniz kişilerin sizin için yaptığı fedakarlıkları küçümseyip, kızmayın, sizde bu kadar gururlu olmayıp, aptal görünmekten korkmasaydınız aynılarını yapardınız. Eşinizi herhangi bir şekilde kendinizden daha aşağı görmeyin, esasında o sizin kadar diğerlerine bağımlı degil, her nekadar dışarıdan tam tersi görünsede.

Kıskançlık

Tahmin ettiğinizden daha fazla kıskançsınız, ailenizin sizi desteklemesini tercih etmek yerine bütün yumurtaları aynı sepete koyup her şeyi kendiniz yapmaya çalışıyorsunuz. Bir yandan gizli rededilme korkusu var ve devamlı karşıdaki insanın size olan sevgisinden kuşku duyuyorsunuz, devamlı duygusal, sözel ve maddesel olarak konfirmasyon bekliyorsunuz. Bu korkunun nedeni çocukluğunuza dayanıyor olabilir fakat aşkın güvenilmez olduğu yargısı daha derinlerde de gizli olabilir. O yüzden hernekadar mutlu bir ilişki yaşanızda bilinç dışında devamlı hayal kırıklığı bekliyorsunuz.

Hayatınız süresince iki tipik ilişki içine giriyorsunuz

  1. Sizden daha zayıf karakterli veya
  2. Finansal, entellektuel, sosyal veya yaratıcılık bakımından daha asağı gördüğünüz bir kişi ile.
Her ikiside sonunda hayal kırıklığı yaratsada daha henüz tam aradığınız gibi birisini bulamamış olma ihtimaliniz yüksek çünkü sizin istediğiniz karşıdakinin size olan bağımlığı sizin ona bağımlılığınızdan daha fazla olmalı. Böyle bir ilişki çok uzun da sürebilir fakat bu gerçek bir ilişki midir?

Aşkın anlamı

Aşktaki gerçeklerin masallarda olduğu gibi olmadığını ve insanların ruh halinin karmaşık olduğunu anlamış olmanız lazım. Aşık olduğumuzda, karşı tarafın bizde yarattığı etkinin gücü yüzünden ona aynı oranda nefret duygusu içeme potansiyelimiz vardır siz bu karmaşık duyguları anlamış gözüküyorsunuz.

Bir çok insanın ilk görüşte aşık olabileceğine inanıyorsunuz fakat bu genelde yanlış zaman, yanlış yerdedir sizin için genelde elinizin altında olan kişi değildir. Hayatınızın bir döneminde ulaşamayacağınız birisine aşık olabilirsiniz (o kisi duygusal açıdan herhangi bir iliski istememektedir, evli yada uzakta yaşıyor olabilir.) Kısacası aşk konusu sizin pesımıst olduğunuz bir konu, korkularınız ile yüzleşmek ve geçmişi anlamak çok önemlidir. Eger geçmişte sevilmediyseniz, her zaman sevilmeyeceksiniz demek değildir.

Her ne kadar bunun icin özel çaba gostermesenizde başkalarının sıradışı, karanlık, tehlikeli bulacağı ilişkilere girmekten korkmuyorsunuz. Çok kızgın ve incinmiş olduğunuz zaman bile karşı tarafın karmaşık duygularını anlıyorsunuz, hatta onu bu yöne iten durumlara da gizli bir sempati duyuyorsunuz. Kısacası saf değilsiniz, karşınızdakinden çok fazla şey bekleseniz de, sığ bir ilişki yerine komplike derin bir ilişkiyi tercih edersiniz

Fazlayı sevmek


Aşktaki sloganınız, ne kadar çok olursa o kadar iyi. Çok romantizm, çok mum isigi, çok güzel söz veya çok sevgiliyi tercih ediyorsunuz . Bu isteğe insanların birbirine sahip olmaması gerek felsefesi diye açıklayabilirsiniz veya ruh eşimi arıyorum diye kendinizi inandırabilirsiniz ya da estetik olarak şu anki sevgilinizi cazip bulmayabilirsiniz veya kendinize dürüst olup çeşit seviyorum diyebilirsiniz fakat birine tamamen bağlanmamak bir dizi sorunlar ile beraber gelecektir. Aslında birini sevemiyor yada bağlanamıyor değilsiniz yukarıda bahsettiği gibi sadece fazlayı seviyorsunuz ve kendinizi tamamen ortaya koyuyorsunuz ve bunun yanında bir yönünüz de devamlı macera istiyor. Aşk konusunda fazlası ile idealist olmanız da tek bir kişinin bu yönünüzü tatmin ediyor olması zor bir olasılık.

Ne kadar kuvettli olursa olsun hiçbir ilişki sonuna kadar gizemli ve ihtiraslı kalamaz, bunun icin sevdiğiniz insanla tatiller ile ev sorumluklarından kısa kaçışlar yapmalısınız. Devamlı sevdiğinize garanti gözü ile bakmamak için kendinize hatırlatmalar yapmanız lazım aksi takdirde onurunuz ve idealleriniz için sevdiğinize sadık kalabilirsiniz fakat içinizde bu sadakat gerçek ile bağdaşmayabilir. En azından içinizdeki yerinde duramayan, macera perest yönünüze sadık olun çünkü düzgün ve sabit bir ilişki yaşayıp aynı zamanda maceracı kişiliğinizi yaşamak için bir çok başka yöntemler var ve bunları yaparken kandırma ve aldatma içine girmek zorunda degilsiniz.

KENDİ BENLİĞİNİZ İLE BİRLEŞME:


Bu bölümdeki tavsiyeler yukarıda anlatılan özelliklerinizi dengeye getirme yolunda bir adım atıp benliğinizin merkezine kısa bir yolculuk yapacaktır. Anlatılan potansiyelleriniz çerçevesindeki seçimleriniz sizi olduğunuzdan başka bir insan yapmaz fakat seçimlerinizi zihninizin parçaları ile bağlantı kurarak yaşarsanız anlamadığınız ters akımların ortasında kendinizi yetersiz veya kurban hissetmezsiniz.

 Aynı iki insan aynı astrolojik konfigürasyonlara sahip olabilir (örn. ikiz kardeşler) fakat birisi içindeki firtınalarla oradan oraya savrulurken diğeri kuvvetli ve sabit kalır. Bunun sırrı ayaklarının üzerinde dengede durmasıdır. Benliğinizin parçalarını anlamak size bu ihtiyacınız olan dengeyi verecektir.

Dış dünyanın hırsları peşinde koşarsanız hiçbir zaman tatmin olamazsınız. Dünyevi ne kazanırsanız size anlam vermiyor diyemem fakat bunlar sizi halihazırda tatmin etmiş değil. Aynı zamanda içinizdeki bu karşınıza çıkan herşeyi kontrol etme yönünüzü yenmeniz lazım. Aslında halihazırda bir amacınız var. O da kendinizi daha iyi tanıyıp, iç dünyanızı geliştirmektir. Kendi iç dünyanızı geliştirme isteğiniz devamlı kendinize güveni, saygıyı artıracak. Bu sizin en büyük potansiyeliniz olmakla beraber en büyük korkunuzda. Ne yaparsanız kendi zevkleriniz ve kendi yönteminiz ile yapma isteğiniz olduğu için, kendi utangaç yönünüz ve endişeleriniz olmadan kendi kişiliğinizi rahatça sergileyebileceksiniz ve böylece benliğinize ulaşmak daha kolaylaşacak.

İç dünyanız ile ilişki kurmak istiyorsanız ilk önce ailenizin sizin için gerçek önemini anlamak ile başlayabilirsiniz. Buna içinde büyüdüğünüz ailenin hayatınızdaki önemini fark ederek başlayabilirsiniz. Bunun için çocukken yaşadığınız problemleri de ele almanız lazım. Özellikle bilinçaltınızdaki ebeveynlerinizin arzularını yaşama yönünüzü daha iyi anlamak sizi gerçek kimliğinize bir adım daha yaklaştıracaktır. Bunun farkında olmadan sevgi kazanmak için yapıyordunuz, fakat ne kadar çok aşardıkça , o kadar az sevilmeye başladınız değilmi? Çünkü sevgi sizin kişiliğinize duyulmalıdır, başardıklarınıza değil ancak o zaman kandırılmış hissetmezsiniz.

Şimdi bireyselliğin tanımı üzerine kafaniz hayli karışmış olmalı. Bilinç düzeyinizde idealleriniz ve onurunuz ne kadar önemli idi ve arada sırada bireyselliğin diğerlerinden farklı olup, somut bir iş basarmak olmadığını söyleyen gölgenizi seziyor olmalısınız ama bir türlü kabullenmiyorsunuz. Lütfen bunları herşeyin iki yüzü olduğunu kabul edip, bir elmanın iki yarısı olarak düşünün, ikisi de size ait, ikiside bütünün bir parçası.

Sizin kendi içinize yolculukta mistik alanlara ilginizi de kullanacağınızı düsünüyorum. Ancak bu yol dinlerin ortodoks görüşleri ile olmamalı, doğanın içinde meditasyon gibi alternatif yöntemler deneyebilirsiniz yada içine doğduğunuz ailenin içinde bulunduğu olayları anlamanıza yarayacak bir psikolojik danışmanlık alma üründen bir yol seçebilirsiniz. Bütün bunları meşgul hayatınıza entegre edecek yöntemler bulmalısınız.

Kaderinize inancınız büyük bu da size içsel yolculuğunuzda gerekli olan sakinliği veriyor. Kendi kurallarınız ile yaşadığınızı düşünseniz de iç dünyanın kurallarını öğrenmek genelde bir ömür alır.

Hepimizin yara aldığı ve o yarayı sarmaya uğraştığı bir konu var. Sizin yaralanma ve iyileşme hikayeniz aşkı, sevgiyi tecrübe ederken yaşanıyor, Bu konuda bayağı bir tecrübe yaşamış olduğunuzu düşünüyorum çünkü Kiron, Venüs ile birleşmiş ve artık bu yaşında bu konuda diğerlerine bile tavsiyede bulunabileceğin bir bilgelik gelmiş olmalı.

Kiron ile kalbinize aldığınız yaralar iyileşsmez görünebilir. Artistik kabiliyetlerinizi bu alanda iyileşmek için bir aracı olarak kullanabilirsiniz, mesela sanat ile terapi, yazma yolu ile iyilesme vs. Bu konuda diger yara almış kişilere yardım edebilirsiniz.

Neptün'ün hassasiyetini sosyal sorunlar üzerine gitmek ile değerlendirebilirsiniz. Tabi bunun için açık ve net hedefleriniz olması lazım. Diğer insanlara hizmet ederken kendi sorunlarınızda çözülecektir. Devamlı sıkılan değişiklik isteyen yönünüz tatmin olacaktır.

Ayrıca duygusal ihtiyacları olan insanlara karşı çok büyük bir empati ve sempatiniz var. Onları kurtarmak, pamuklar içine sarmak istiyorsunuz çünku biliyorsunuz bu ihtiyacın ne demek olduğunu. Bütün bunları biırleştirebileceğiniz ve başkaları ıle paylaşsabileceğiniz bır yöntemi kendı yaratıcılığınız ıle bulduğunuzu veya çok yakında bulacağınızı tahmin ediyorum.

Bu paylasmayı sonra uzun süreli ilişkilerinize de taşımanız gereküyor çünkü kendi odaklı olmaktan, 'ben' olmaktan 'biz' olmaya olan yolu almanız lazım. Bu biz de sen ve hayatını paylaşacağın kişidir. Bu kuzey ay dönümünün evlilik evinde olması nedeniyle tatmin edilmesi gereken bir yöndir.

İlişkilerde her problem çıkışında kendi kabuğuna dönmemenizi tavsiye ediyorum, problemlerden kaçmamalısınız aksi takdirde surekli mutsuz ve arayış içinde olursunuz.

Sizi gerçekten tatmin edecek başarı sevdiğiniz birisi ile biz olmayı başardığınız zaman gerçekleşecek. Azimliğim, yetenekliğim, akıllıyım kariyerim niye böyle gelgit seklinde sorusunun cevabı sizi ilgilendirmeyecek çünkü hedefleriniz başka olacak.

ÖNEMLİ TRANSİTLER:

Gezegenlerin ve yıldızların önümüzdeki dönemlerde hangi pozisyonlarda olacağını ve doğum haritanıza ne gibi açılar yapacağını öğrenmek, bizim gelişimimizde hangi evreye girdiğimize ve dış olaylara ne gibi tepkiler vereceğimize ışık tutar.

Gelecekte dış dünyada olacak olayların, gezegenlerin hareketlerine bakarak yapılan tahmini ancak zihin gelişimimizin hangi evrede olacağını tahmin edebilmektir. Doğum haritamız ise bize bu konuda çok değerli bilgiler sunar. Bu haritadaki ana tema zamana gerçek anlam veren içsel gelişimimiz, çelişikilerimiz, değişimlerimiz ve farkındalıklarımızdır.

Dolayısı ile herhangi bir dış olay veya etken bizim başımıza şans olarak gelmiyor onlar sadece ortaya çıkmak için doğru zamanı bekleyen olaylardır. Unutmayalım, her dönemde hayat insanın bilinci kadar anlaşılıyor. Biz şu an, ihtiyaçlarımızın ve çelişkilerimizin ancak bir bölümünün farkındayız, bilincimiz sadece olaylara nasıl tepki verdiğimizi ölçmüyor aynı zamanda hangi olayın başımıza geleceğine de işaret ediyor.

Önümüzdeki dönemde yıldızların konumlarının sembollerinin sizin bilincinizin evresine ve doğum haritanızdaki konumlara göre yorumu aşağıdadır.

ANA TEMALAR:

Aralık 2004 sonu başlayan bir değişim döneminin tohumları daha önceden atılmış. Bu değişim güvenlik mi özgürlük mü seçiminizin sonucudur. Bir değişim donemi de Agustos 2007 – Agustos 2008 arası yaşanacak ve hayat görüşünüzde çok önemli olacaktır.

Mart 2005 –Şubat 2006 arası Uranüs-Güneş 180˚: Güvenlik mi Özgürlük mü:

Bu dönem etrafınızdaki ani değisikliklere ve kendinizi ifade etmedeki zorluklara hazır olun. Bu dönem gerçekten içinizden geldiği gibi ve olduğu gibi durmaya zorluyor. Etrafınızdaki, kendi elinizde olmayan değişiklikler kendi hayatınızın sorumluluğunu alma mecburiyeti getirir. Bu enerjinin tipik yansıması erkekler, pozisyon olarak üste kişiler veya çalışanlarınız üzerinedir. Kendinizi ifade etme yönündeki değişiklikler partnerınızı/eşinizi de ilgilendirir.

Bu döneme kadar kendinize göre pratik ve uygun bir hayat tarzı kurdunuz. Bu yaştaki yetişkinlerin çoğu çocukluk veya imkansız ideallerinden vazgeçmiş durumda sizde bu ideallerin bir coğunu realiteye uydurmuş olmanız lazım. Bastırılmış enerjiler bu dönem yüzeye çıkmak ister ve sizi özgürlüğünüzden alıkoyan nedenleri yıkmak ister. Fakat büyük bir ihtimalle sizin olayları yönlendirmeniz yerine olayların sizi yönlendirip bu konuma geldiğini düşünüyorsunuz. Bir çok insan güvenliği, tahmin edilebilir bir geleceği, kendini ifade etme özgürlüğüne tercih eder bu yüzden bu dönem kendinizi güvensiz hissedip, canınızı sıkıyor olabilirsiniz. Bu enerjinin yansıması sağlık açısından da çok önemlidir. Kalp problemleri hayatınızın değişmesine gösterdiğiniz bilinç altındaki direnmeden çıkar. Bastırılmış enerjiler tabiri yerinde ise kalbinizi kırar. Orta yaş dönemi erkeklerinin bu sorun ile mücadele için kendilerini bastırmayıp, kendilerini ifade etme özgürlüğünü geliştirmesi gerekir.

Ayrıca doktorunuzun herhangi bir kalp hastalığı konusunda tavsiyelerini dinleyip, lütfen kalp ve dolaşım sisteminizi zorlayacak yiyecekler ve egzersizlerden uzak durum. Bu dönem sonunda kazalara sebep olabilecek tehlikeli isler de yapmayın.

Aralık 2005- Ağustos 2006 arası, Jupiter – Neptün birleşimi: Şevkat hisleri ve riske girme konusu

İdeallerinizi yaşama ve hayata daha şevkatli yaklaşma hisleriniz bu dönem artıyor. Kendilerine bakamayan, yardım edemeyen insanlara yardım hisleriniz artıyor. Süregelen sosyal düzeni değiştirmek bu ara derdiniz değil ancak bu düzenden mağdur olan insanlara yardım etmek istiyebilirsiniz. Bu ara ruhani yönünüz gelişebilir, mistik felsefeler ile ilgilenebilirsiniz.Dış dünya ihtiyaçlarınız karşılamadığı için içinize yönelebilirsiniz. İç dünyanıza yöneldiğinizde egonuz ve onun tatmini için girdiğiniz yolun, hayattan gerçekten ne istediginizi anlamanızı engellemiş olacağını göreceksiniz. Bilinç altınızın ne istediğini duyabilmeniz için egonuzun bu dönem sessiz olması gerekiyor.

Bu dönemin bir başka yansımasıda bazı insanlara yalancı bir mutluluk getiriyor, realiteden uzak, hayal dünyasına çekiyor. Bazen herseyin yolunda olduğunu, herşeyi yapabileceğinizi hissedersiniz, özellikle riske girme konusunda çok dikkatli olun her potansiyeli açıklıkla göremeyebilirsiniz.

Yatırımlar için iyi bir dönem değil, bu tabi 100% kaybedeceğiniz anlamına gelmiyor, sadece emin olmazsınız, kumar kapsamına girer. İş ilişkilerinde yanlış tanıma, tanıtma problemleri yaşanır. Bu enerjinin negatif yönlerini yaşamak istemiyorsanız bencil sayılabilecek hiç bir işe girişmeyin.

Aralık sonu 2005- Ekim 2007 Pluto – Mercury 90˚: Bilginin gücü

Bu dönem dünya görüşünüzün sorgulandığı yada düşüncelerinizin çok derin olduğu bir dönemdir. Daha önce vakit bulup derinlemesine düşünemediğiniz konulara vakit açar, bu durumda diğerlerini de inandığınız şeylere ikna edebilirsiniz.

Dünya ile gündelik iletişiminiz (konuşmalar, mektuplar ve diğer alışverişler) kendi doğruluğunuzu ispat amacı ile yoğunlaşır veya diğerleri size bunu empoze eder. Sizin ne düşündüğünüz gerçeğini ve kendi limitlerinizi bu dönemdeki iletişim trafiğinde kaybetmeyin. Ayrıca diğerlerinin fikirleri ile kendi fikirleriniz nasıl beraber çalışabilir onu da göz önüne almanız lazım. Eğer önceki tecrübeleriniz inandığinız bazı şeyleri geçersiz kılmışsa, kendinizi kandırıp bu tecrübeyi yok saymayın. Gerçekler ile yüzleşip, gerçekten ne olup bitiyor anlamaya çalışın. Bu dönem bir çeşit öğrenme dönemidir. Sonunda içinizde bazı görüşlerin değiştiğini farkedeceksiniz (pozitif yönde).

Diğer yandan bu enerji de yeni derin fikirlerin oluşumunu destekliyor. Derin, gizemli evren ile ilgili konular ilginizi çekmeye başlayacak. Bu cazip gelen yeni fikirler size bir çesit güç verecek. Ayrıca, birilerine bir şeyler ögretirken devamlı kendinize benzetmek yerine, onlara yol göstermeyi deneyin.

Aralik Sonu 2005 – Eylul Ortası 2006, Jupiter ve Yukselen 60˚: Arkadaşların gücü

Bu dönem arkadaşlarınız ile yapacağınız kontaklardan çok fayda göreceksiniz. Birbiriniz aracılığı ile çıkar sağlayacaksınız. Bu ara yalnız oynamayı tercih ederseniz, bu dönem firsatından yararlanamazsınız. Yakınınızda fakat gündelik sosyalleşmeden öte fazla birşey beklemediğiniz kişilerle çalıştığınız projelerden kişisel kazanç sağlayabilirsiniz.

Bu dönem aynı zamanda daha geniş dünyaya da açılabilirsiniz. Sizden farklı geçmiş ve görüşlere sahip insanlarla görüşüp, dunyaya daha genis açıdan bakabilirsiniz. Bu kişilerden bir kaçı ile uzun dönemli arkadaşlık başlatabilirsiniz. Seyahat etme ihtimali de yüksek.

Eski arkadaşlarınızın bir tanesi ile iş ortaklığına girme ihtimaliniz var veya bu arkadaşınız yeni bir işihtimalini size bildirecek.

Arkadaşlarınızla bu dönem yakın ve iyi ilişkiler içindesiniz aslında herkesi destekleyici bir ruh haliniz var. Yardım ve vericiliğiniz sayesinde karşıdakinizden de alıyorsunuz. İnsanlara dürüst bir ilişki içinde olduklarını hissettiriyorsunuz. Aslında bu herzaman sizin için geçerli idi fakat bu dönem bunu daha açıkça görebileceksiniz.
 

Mart 2006- Ocak 2007, Uranüs – Ay 90˚: Delilik?


Duygusal ve kişisel hayatınız zor bir döneme girecek. Geçmiş bir kaç yılda bastırılmış küçük problemler büyük etkiler ile yüzeye çıkacak. Aileniz ve partneriniz ile ilgili göz ardı ettiğiniz problemler öyle bir seviyeye gelecek ki artık onlara el atmanız gerekecek. Bu iki tarafında gerildiği fakat çözmek için bir şey yapmadığı problemler için tehlike çanıdır. Birbirinizden talep ettiğiniz isteklerinizi değistirmeniz, gözden geçirmeniz gerekiyor.

Aile hayatındaki problemler bununla da bitmiyor, ev işleri, ev kazalarının da potasiyel olduğu bir dönem. Bu dönem ayrıca ev almak, değistirmek içinde iyi değil çünkü aradığınız şeyler sizin gerçek ihtiyaçlarınız değil fakat mecburi bir ev değiştirme durumu olursa, o zaman çok dikkat edin demekten başka bir şey söylememem lazım (çünkü bu enerji daha önceden ortaya çıkmış ve şimdiki oturduğunuz evi negatif etkilemiş ve sizi ev değiştirmeye zorluyor olabilir.)

Kısacası bu dönem daha çok özgürlük istiyorsunuz, bir çok şeyi değiştirmek isteyeceksiniz, partnerınıza karşı davranışlarınız dengesiz olmaya başlayacak bu da ilişkinizi zedeleyebilir. Ne yapsanız, duygusal isteklerinizin etrafınızdakilerle catışmadığını düşünüp, deliriyorum diye bile düşünebilirsiniz (klinik olarak değil tabiki). Fakat bu dengesizlik kısa sürecek ve bu dönemi isteklerinizi daha iyi anlamaya calışmaya ayırmalısınız.
 

Nisan ortası 2006- Aralık 2007, Uranus – Descendant birleşimi: Daha fazla tartışma.

Bu enerjinin yansıması ikili ilişkilerde yaşanacak sıcak tartışmalardır. Eskiden güvendiğiniz bazı kişilere artık güvenemez olacaksınız, herkes sizin hayatınıza karışıp, sizi rahatsız ediyor gibi gelecek.

Evlilik ikili ilişkilerin en yakın olanıdır ve uzun zamandır göz ardı ettiğiniz problemler, gerginlikler, bu dönem ortaya çıkacak neticesinde değisimler bekleniyor. Eğer ilişki zaten iyi gitmiyorsa bir ayrılığın, iyi giden bir ilişki ise normalın üstünde tartışmaların yaşanacağının habercisidir.

İs ilişkileride aynı esintiden nasibini alacak. Anlaşılan bir çok şeyi düzeltmenin zamanı gelmiş.

Bu dönem bazı hukuki problemler de çıkabilir ve çıkarsa hemen anlaşma yoluna gidin ve insanları provoke etmemeye calışınki ellerine bir neden vermeyin.

Bütün ilişkilerinizi temelinden gözden geçirmeniz gerekiyor. İnsanlar her nekadar iyi niyetle bile olsa ilişkiyi kontrol etmenize karsı çıkacak. Esiniz ile ilişkilerde eğer “baska yol yok, be değişemem “ türü davanışlar içine girerseniz hiç birşey düzeltemezsiniz. İlişkilerde iki tarafta kendini geçmişten daha fazla ifade edebilmeli.
 

Agustos 2007 – Agustos 2008 Saturn’un 12. eve girisi ve natal Uranüs, Pluto ve Güneşe açısı.

Bu dönem de sancılı bir değişim dönemi, bugün bildiğiniz hayatınızda kökten değişiklikler yapmak zorunda kalabilirsiniz. Bu değişiklikler sizi tamamen trasforme edecek. Bu dönem aslında yukarıda belirtilen bir seneden daha uzun bir donem, genelde etkisi 2.5 yıl sürüyor ama bu bir sene değişimleri yoğunlukla hissedeceğiniz dönemdir. 2.5 yılın sonunda hayattan ne istediğiniz kafanızda şekillenmiş olacak. Anlamanız gereken konu hayatta hiç bir şey baki değildir, her şey değişir ve gelişir. Sıkıntılarınız ve mutluluklarınız dönemseldir. Dolayısı ile değişen bazı şeylere üzüldüğünüz zaman bu sözleri hatırlayın ve geçici olduğunu kendinize hatırlatın.

Tekrar kalbinize iyi bakmanız gereken bir dönem. Kalp harici diğer fiziksel problemlerde yaşayabilirsiniz. 2.5 yıl sonunda şu an bilmediğiniz bir sağlik problemi ile uğraşabilirsiniz ve bu problem sizdeki bu transformasyona katkıda bulunabilir. Hayat tarzınızı değiştirmek gibi.
 

SONRASI

Doğum haritası analizi ile bilinç ve bilinç dışınıza kısa bir yolculuk yapıldı. Bu harita kaderinizin önceden belirlenmiş bir göstergesi değildir. Daha çok karakterinizin potansiyel gelişimini baz alır. Kaderinizi istekleriniz, korkularınız, yetenekleriniz ile kendi tercihiniz doğrultusunda siz yönlendiriyorsunuz.

İlişkiler de, herşeyden öte, kendimizi tanımamıza yarayan önemli bir araçtır. Aynaya bakıp kendimizin dış şeklini nasıl görüyorsak, karşıdaki insana bakıp kendimizin iç dünyasını görebiliriz. Bunun nedeni ilişkilerde iki tarafın bilinç dışını birbirlerine yansıtmalarıdır. Aynı zamanda iki kişinin enerjisi üçüncü bir enerjiyi doğurmaktadır. Bu üçüncü enerji diğer iki enerjinin özelliklerinden çok farklıdır. Daha derin bir kişilik analizi ve ilişkiden doğan üçüncü enerjinin potansiyeli hakkında bilgi edinmek istiyorsanız İLİŞKİ HARİTASINDAN yarar sağlayabilirsiniz.

Doğum haritasından sonra her zaman 1-2 sorunuzun cevabı için SORU DANIŞMANLIĞI na baş vurabilirsiniz.

Arkadaşlarınıza, yakınlarınıza doğum haritası analizi HEDİYE edebilirsiniz.

16 yaş altındaki çocuklarınızın potansiyellerini daha iyi anlayabilmek ve onlara daha bilinçli destek olabilmek için ÇOCUK HARİTASI nı öneriyorum.

 Sevgiler.

Pelin Hattatoğlu