Anasayfa
Yanlış Anlaşılan Ego PDF Yazdır e-Posta

Psişik konularla ilgilenen, kendini geliştirme çalışmalarına katılan, ruhani boyutunu bir şekilde kuvvetlendirme hevesinde olanlarda sıkça gözlemlediğim bir hata var. Bu kişiler ‘EGO’nun anlamı hakkında tam bir kavram karmaşası yaşıyor.

Bu yanlış anlama ile karşılaştıkça bende sık sık ‘Ben’ odaklı olma yı eleştirirken, Freud’un zihnin bölümlerini açıklamak amacı ile ortaya attığı bu kelimeyi kullanmayın diyerek uyarmaya çalışıyorum ama nafile.  Bu ünlü kelime çoktan zihinlere yanlış olarak yerleşmiş bir kere. 

1923’te Freud, kendi teorisine göre zihnin işleyiş mekanızmasını anlatmaya çalışırken üç yeni kavram türetti: İD, EGO ve SÜPER EGO. İd ile insanın en primitif dürtülerini açıklarken, süper ego yu insanın kendi benliğininde üstünde tuttutuğu değerleri tanımlamak için kullandı. Bu ikisinin isteklerini ve realiteyi dengeye getiren üçüncü bir kavramın varlığını da savundu. İşte buna EGO adını verdi ve evet aslında tam anlamı ile bu kişideki BEN olgusudur.  

Ego, Freud’a göre kısmen bilinçli- örneğin bir problemi çözerken- ve kısmen de bilinç altında –örneğin savunma mekanizmalarını kullanırken- bütün iç güdüsel dürtülerimizi ve ahlaki değerlerimizi realite ile bağlama işlevini görür. 

Psikoanalitik teoride kuvvetli ve sağlam bir ego amaçlanılan ve istenilen bir özelliktir çünkü insanın realiteye adaptasyonunu kuvvetlendirir, realiteyi anlama ve test etme kapasitesini genişletir. Sağlam egolu kişiler küçük sarsıntılarla yıkılmaz, kendilerine olan inançlarını eleştirlerle kaybetmez. Dış dünyanın zorlukları ile parçalanmadan, bir bütün olarak mücadele edebilir.

Ancak bugünün kişisel geliştirme dünyası belkide bazı psikolojik akımların da yardımı ile bu kelimenin anlamını yavaş yavaş değiştirdi. Bugün nedense bu tür oluşumlar ‘sadece kendinizi düşünmeyin, ben odaklı olmayın’ demek yerine ‘egonuzdan kurtulun’ demeyi seçiyorlar.  

Ben bu yanlış kullanılışın bir tesadüf olmadığı kanısındayım. Kollektif bilinç bu hataya boşu boşuna düşmez ve sembollü boşu boşuna üretmez. Bu sembolün bana anlattığı bu kişilerin farkında olmadan realiteden kaçtığıdır.  

Analitik psikoloji ilk önce benliğimizi bütünlüğe kavuşturmamız- ki benliğin parçaları içinde ego olduğu için bununda yerli yerinde ve sağlam olması gerekiyor- ve ancak sağlam bir benlik geliştikten sonra bunu evrensel bir bütünle birleştirmeniz gerektiğini savunur. Bu anlayışa göre insan sahip olmadığı bir şeyden kurtulamaz veya vaz geçemez.  Özbenliğinin farkında olan insanın vazgeçtiği olsa olsa bencillik olacaktır, bencil olmak ise EGO su kuvvetli veya sağlam olmak değildir. 

Uzun lafın kısası ben yine de siz siz olun kulak dolgunluğu ile vaktinizi harcamayın ama eğer bu işi bilinçli yapıyorsanız da doğru kelimeleri seçerek kullanın demek istiyorum.